Etiketler

aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2011 Pazar

aşk

Aşk bir film... oyuncu sen değilsin, yönetmen sen değilsin, yazan, çizen sen değilsin... sadece ve sadece salakça bir koltuğa oturup izleyensin...

sonu mutlu mu bitecek mutsuz mu? senarist bilir..
kötü bir film mi iyi mi? yönetmen anlar...
rolleri oyuncular yapar..
senin tek bildiğin iyi ya da kötü, mutlu ya da mutsuz bir gün muhakkak biteceğidir izlediğin şeyin...

8 Kasım 2011 Salı

sarhoşluk

insan içmeden sarhoş olur mu? ne saçma soru değil mi?
oluyor, inan bana oluyor.
şu an başımı döndürüyor yokluğun...
kusturuyor, rakı gibi ağıyı sensizlik...

5 Ağustos 2011 Cuma

Teoman

Bana öyle bakma, bizi anlayacaklar
ikimize karşı bu dünya bizi anlamıcaklar!

son dönemde dinlediğim enfes parçalardan biri, hatta en iyisi diyebilirim. sözler hep birbirinin tekrarı gibi gelse de bir aşk daha nasıl yalın ifade edilebilir ben pek bilemedim.''anlaşılmaktan'' ve ''anlaşılamamaktan'' bu denli korkulabilir, böyle bir tedirginlik ancak böyle ifade edilebilir ve bunu elbette en iyi Teoman yapabilirdi. Yapmış da... Müziği bırakıyormuş, yapmasın yahu, bari o bunu yapmasın bize. Teoman'da müziği bırakıyorsa herkes herkesi/her şeyi bırakabilir bence ki müzik başka kime bu kadar yakışır şu an bir alternatif bulamadım. En çok Teoman'a...

Bu hayat da bizi böyle yakamızdan tutacaksa... Hayat tutsa ya yakamızdan, bazen biz vazgeçmişken ondan, o sarılsa ya ellerimize..

9 Şubat 2011 Çarşamba

gül ile bülbül

gül ve bülbül... kıyaslamaları sevmem pek ama sık yaparım, her gıcık olduğum huyum gibi bunu da eleştirmeme rağmen sık yaparım. yine bir kıyasa giriyorum. gül mü bülbül mü? hangisi daha çok sevendir, hangisi daha çok yanan? ''eşkıya'' filmi gösterimdeyken ne çok tartışılmıştı hatırlar mısınız?
 kim daha çok seviyor; baran mı?  keje mi? berfo mu?
öyle ya baran yıllarca bir yavuklusunun hasretiyle yanmıştı, vuslattı hayata tutunduran baran'ı...
keje töreye boyun eğmiş gelin olmuşsa da baran için susmuştu, sesini duyurmamıştı kocasına bile.
ya berfo, en yakın arkadaşını, kardeşini, silah arkadaşını satmıştı aşkı için... peki ama hangisi daha çok sevmişti?
***
nedir sevginin ölçütü, daha doğrusu sevgiyi farklı, kutsal kılan nedir? herkes birbirini sevebilir ama keje'nin sevgisi farklıydı, o sevgiyi kutsal kılan ömür boyu sesini bogmaktı boğazında..
ya gül ile bülbül hangisi daha aşık diğerine? ufaktan, anketimsi bir çalışmanın sonucu gül çıktı ama ben katılmıyorum, şöyle ki,

şimdi ne gül olmak kolaydır ne bülbül, ama en zoru bülbül olmaktır herhal, bülbüle düşen derdinden ötmektir, garip bülbül dolandıkça gülün etrafında derdine dert katılandır gül.. eteği yırtılandır gül, o'na baktıkça yüreği çırpınandır bülbül.. güle değen her yaban elin incittiğidir bülbül..

dikenlidir gül, nazeyleyendir, bundandır ki çok iş düşer bülbüle;

''eğer çekemezsen gülün nazını
ne dikene dokun ne gülü incit'' (aşık hüdai) denmemiştir boşuna.

seve seve yanıp kavrulandır, daha aşık olan..

6 Şubat 2011 Pazar

senden sonra

bana aldığın ne varsa derledim, topladım koydum kapının önüne..  çok işe yaradı, çöpe attım ruhumu, artık hiçbir şey incitemez beni senin gibi..

4 Şubat 2011 Cuma

metin-kemal kahraman

 metin kemal kahraman'ı deli gibi dinlediğim yıllardı, hele de aşk halinde... o dönemlerde bir erkek arkadaşım vardı. ayrıldık biz, küstük diyelim daha doğrusu. adam rezil haldeydi haftalarca, içiyor dağıtıyor ama ben zındık gibiyim,barışmaya hiç yanaşmıyorum, üstüne üstük keyfim falan gayet de yerinde.. 
o günü hiç unutmuyorum (yıl 2000) bir arkadaşım dedi ki ''piraye sen ne biçim insansın, bu kadar vicdansız olunabilir mi?''
o günü unutmayışımın nedeni bu cümle değildi elbette, bu cümle bana şunu düşündürmüştü; neden üzülmüyorum? bir iki yıldır birlikte olmamıza rağmen, ayrılıktan (kendimce bitmişti her şey) neden kahrolmuyorum? seviyorum da..
üniversitenin kantininde dışarıda yağan karı izlerken dinliyordum aşk halinde'yi. içimden geçenlerdi o günü unutulmaz kılan; ''ben neden kahrolmuyorum, kahrolacağım bir aşk istiyorum, ben aşk halinde geçecek bir ömür istiyorum.'' 
iki yıl sonra o adam tamamen bitti, gerçekten bitti. hiç üzülmedim yine. ayrılıktan 1,5 yıl kadar sonra bir adam çıktı karşıma, feleğimi şaşırttı. başka bir tanımlama olamaz. ben her kavgamızda öldüğümü bilirim ağlamaktan. neyse onunla da ayrıldık, bunun da üstünden 2 yıla yakın bir süre geçti geçiyor bu sıralar. 
ve evet kahroluyorum.
*********
yıllar sonra çok uzun yıllar sonra feleğimi şaşırtan adamla gittik metin kemal kahraman'ı dinlemeye.
 o gece çekilmiş fotoğraflara bakıyorum günlerdir, nasıl aşıkmışız, bir daha yaşanır mı böylesi bir aşk. sanmam. aman neyse işte, bu da böyle bir anımdır :)


böylesi bir aşk için, bu ay herkes kahraman kardeşleri dinlesin diye blogumun şubat sayfası onlara ayrıldı..

9 Ocak 2011 Pazar

sen vs yokluğun

sen olmasan diyordum bazen kendi kendime, biniyorum bir vapura basıp gidiyorum avrupa yakasına , daralıyor içim, gidip gidip geliyorum asya ile avrupa arasında. Bazen sen olmasan diyordum, solar umutlarım, tükenirim heralde. Bazen sen olmasan diyordum, dökülür bütün yapraklarım, kırılır dallarım, şu an buz gibi bir ayazdır sallayan yorgun gövdemi sensizlikte..   Sanırım ben kendimi bile sevmiyorum senin kadar. sen? sen gideli çok oldu değil mi? sahi ya, ne çok oldu sen gideli, sensizliktendir sarılmam yokluğuna. sen olmasan da olur, yeter ki yokluğun kalsın yanıbaşımda, sen gelsen de vazgeçemem ben artık yokluğundan, satmam yokluğunu sana.

görüyorsun işte ben öyle çok uzağa gidebilen biri değilim ve bendeki yürek anca karşı kıyıya geçmeye cesaret edecek kadar işte..

28 Kasım 2010 Pazar

çoban yıldızı

''üşüdüm'' dedi,
''gel yanıma yat''...

söyleyecek sözleri yoktu yaralarından başka. dünyanın en kısa ve masum aşk hikayesiydi  belki de. yara bandıydı belki birbirinin yüreğini saran, yara bandından da öteydi belki, kim bilir. ne olduğunun önemsiz oluşuydu belki güzel olan. Bir şeylerdi işte, neydi? / ne değildi? önemsizdi. dokunuştu belki ''yanındayım'' demek isteyen, bir gülüş içten, bir sarılış sımsıcak, bir yeşil ışıkla sesini duyuran...

çoban yıldızı hep yanımda olmasını istediğim, nedir/ ne değildir? önemsiz.

sen benle kal, hep benle kal
şimdi ölmek istemem.